Çok çekingen hâlde durduğum kapıda gayet anlayışlı ve güler bir yüz ifadesiyle karşılanmak adım atmamı kolaylaştırmıştı. Aslında orada endişelerimin bir kısmını kapı dışarı etmiştim bile. Kaygılarım, sürekli stresli ve gergin hallerim, konuşurken kendimin dahi duymakta zorlandığım sesim, güvensizliğim terapi odasında bir bir çözümlendi. Kendimi değerli hissettiğim, dahası kendime değer vermeyi öğrendiğim bir yer oldu. Yıllardır süregelen migrenden yine bu vesileyle kurtuldum. Huzursuz bacak ağrılarımdan eser kalmadı. Bedensel ağrılarımın neredeyse yüzde doksanının olumsuz duygu kaynaklarından beslendiğini iyileşince fark ettim. Kulağa ne de hoş geliyor değil mi, "Iyileşmek!" Elbette ki mümkün. Herkes değişmeyi, hayatını dönüştürmeyi ister. Hayata yepyeni bir pencereden bakmayı... Ve hak ediyoruz bunu. Bir mucize beklemeye gerek var mı? Oysaki hayat mucizelere gebe. Kendinize bu şansı siz verin derim ve tek bir adım atın. Hayatınıza 'iyi ki'lerle devam edin. Her seans sonrası daha iyi anlayacaksınız. Ögrendiğim en değerli şeylerden biri de hayata dikiz aynasından bakmayı artık bırakmak oldu. Bu adımı atabildiğim için çok mutluyum. Fakat teşekkürüm, bu adımları atarken güvende hissettiren, motivasyonumu yüksek tutmama yardım eden doktoruma, Erdoğan Hocam'a.
Gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz...