Merhaba;
Nereden başlayacağımı bilemiyorum, biraz uzun dahi sürebilir. 6 yıl önce başlayan yolculuğumuzdan bahsedeceğim. Yolculuğumuz diyorum çünkü; sadece bir doktor/hasta ilişkisi ile sınırlı değilsiniz benim için. Arkadaş, abla, yol gösteren, hayatıma hedefler koymama vesile olan…
Şimdi bu yazacaklarımı size değil burayı ziyaret eden insanlara anlatmak istiyorum.
Benim Özgün Hanım ile hikayem öyle yaşam dolu ki…
İş yerinde sık sık göğüs çarpıntım oluyordu bu durum beni ve arkadaşlarımı endişelendiriyordu fakat açıkcası ben geçiştiriyordum. Psikolojik oldugunu düşünüyordum.
Arkadaşım benim için iş yerine yakın bir hastaneden randevu talep etti, telefonda ki hanımefendi doktor isimlerini sayarken Özgün ismi dikkatimi çekti. Tamam dedim Özgün İYİGÜN olsun. Kadın mı erkek mi bilmiyorum bile :) Adından soyadından enerjiyi almıştım bile.
Benim insanlardan ilk görüşte enerjiyi almam gerekli, öyle bir huyum var. İyi mi? kötü mü ? Bir yorum yaparım ilk saniyelerde:) yanılmadım o enerjiyi o an almıştım. Testler yapıldı, hipertroid’im varmış meğer. İlaç tedavisine başladık. Her şey yolunda gidiyo, doktor memnun ben memnun:))
Sonra ben kilo almaya başlayınca ve yaz mevsimide gelince (malum tatile gidilecekya ) ben kafama göre ilaçları da hastaneye gitmeyide bıraktım. Yaz bitti benim şikayetler ufak ufak yeniden başladı. Ama yüzüm yok. O’na Gidemiyorum. Ama ondan başkasına gitmeyide hiç istemiyorum. Bi gün utana sıkıla aradım kötüyüm dedim. “Çabuk Koş Gel”dedi. Gittim. Beni bir güzel bilgilendirirken bir yandanda ablammış gibi tatlı sert fırçaladı. Yaaa dedim bu nasıl olur? Beni benden çok nasıl düşünebilir ? O gün tekrar beni kendisine mest etti. Erinmedi kalın kalın kitapları açıp bana tek tek eğer tedaviye devam etmezsek bu fotoğraftakiler gibi olursun dedi. Ben şifacıyım Tuğba benim işim insanlara şifa bulmak. Sen bunu istemezsen eğer boş yere Gaziosmanpaşa’dan Göztepe’ye git gel yapma. Beni de üzme dedi. Dedim söz. Aralarda ara verdik. Ayda bir iken üç ayda bir sonra 6 ayda bir gitmeye başladım.
Dedim ki 6 ayda bir çok uzun zaman değil mi ?
Ben özlerim…
Gülümsedi ne zaman istersen gel dedi. :)))
O ara ben o enerji ile sporada başladım zayıfladım. Çok sevinmişti :))
(Ona ilk gittiğimde 6 sene önce 68 kiloydum. Ziyaret ettiğimde 56. hatta tesadufen aynı renk giyinip selfie çekilmiştik :) )
Şimdi yeni bir konudan bahsedeceğim…
Yıl 2021 haziran 18 O artık Ataşehir’de.
Bende bir haftadır mide ve sırt ağrısı çekiyorum.
Ağrılar geçmeyince yazdım. Böyle böyle ağrılarım var Size Geleyim mi ?
Dedi ki; “Çabuk Koş Gel”.
Yine O’na Koştum. Şifacıma :))
Korona mı oldun acaba dedi, testler yaptırdık ultrasonlar çektirdik. Neyse ki korona değilmişim.
O gün araştık söyledi. Ama ultrasonda bişeyler varmış. Metastaz gibiymiş ama raporlara bakıp kafamı karıştırmamalıymışım. Bana MR yazdı 1 gün sonra çekildim. Üzülme korkulacak bir şey yok ama birde pet-ct çekelim dedi.
Ben ufak ufak araştırmaya başlamıştım bile metastaz ne yaaa ? Diye. Kanser filan yazıyo. Dedim şaka :D
1 gün sonra işteyken ağrılarım başladı.
Aradım. “Çabuk Koş Gel” dedi. Ona koşarken hiç korkmuyorum… biliyorum düşsem bile elimi tutacak :)
Dedi Tuğba seni odaya alalım. Ben sen gelmeden herşeyi ayarladım. Endoskopi kolonoskopi çekeceğiz emin olmak içinde patoloji yapacağız. Dedim neyden emin olmak için?
Konduramıyor insan…
Baktım gözleri dolmuş, benimle konuşuyor ama göz temasından kaçınıyor. Aha dedim Tuğba baltayı taşa vurmuşsun.
Hemen pet-ct bolumu ıle görüştü. rapor o gün içinde elimize ulaştı.
Ailemle telefonda görüştü kapıyı kapatıp. Ben o an anladım :)) Ben O’nu hiç bu kadar üzgün görmemiştim. Tekerlekli sandalye getirtti benimle ilgilensin diye hasta bakıcıyla konuştu. En güvendiği doktora emanet etti.
Sonra bana kolon kanseri teşhisi kondu.
Şimdi anladınız değil mi O Benim için sadece Doktor değil, kan bağım olmayan ablam. Arkadaşım…
Çok seviyorum.
Hayatınızda iyikileriniz vardır.
O benim iyikilerimden…