Geldiğim noktayı, uzanan yardım elini, tutulan ışığı, kayboluşlarımdan sonra bulunuşumu unutamam. Demet hocaya denk gelmiş olmasam hala herkesle ama çok da kendimle kavga ediyor olurdum. Ağlıyor, sızlıyor, zarar veriyor, zarar görüyor, olduğu yerde sayıyor, heba ediyor ve ziyan oluyordum halen.
Hepimiz izlemişizdir o filmi, ana karakter birine denk gelir ve hayatı değişir, kurtulur ve yaşamaya başlar. Dolayısıyla yaşatmaya da.. Belki annesini, belki babasını, belki kardeşini, belki eşini; yakınında kim varsa onu da yaşatmaya başlar çünkü kurtulursanız kurtarırsınız. Ben kurtuldum.
Geldiğim yerde anlaşıldım, anlatabildim, yargılanmadım, kabul gördüm. Yaptığım hatalar, kim olduğum, neye benzediğim, yanlışlarım sorun değildi. Güvendeydim. Benim can yeleğim de yetmeyen ciğerim de olmayan kanadım da eksik aklım da atmayan kalbim de Demet hoca oldu. Demet hoca insanın kendine ve kendi dünyasına açılan kapıdır. Aklımın ipinin ucunu yakaladı, nasıl tutacağımı bana gösterdi.